Haz
10
2011
0

Tanrılar Okulu – (Kitaptan Alıntı)

“Visibila Ex Invisibilibus” : Duyularınızla algıladığınız herşey, duyularınızla algılayamayacağınız bir şeyden kaynaklanır, diye açıklanabilecek bir cümle.

“Katlanılmaz olsa da, kendinle ilgili bir gerçeği anlamana sebep olan bir şey her zaman iyidir.”

“Sen bir yalancısın, geçmişin ise, iki yüzlülüğünün ve hastalıklı tasavvurunun bir yansıması. Oluş’undaki en ufak bir değişim tamamen farklı bir geçmiş yansıtırdı. Bu an, geçmiş geçmiş hikayeni değiştirebileceğin yegane fiziksel deneyim noktasıdır ve Oluş’undaki her bir değişimle beraber, farklı bir dünyada yaşayan farklı bir insan olursun. İçsel durumlarındaki en ufak bir değişimle, eş zamanlı olarak, geçmişin, geleceğin ve bütün evren değişecektir. Gerçekten yaşamış olduğuna inandığın ve kendine çok yakın hissettiğin geçmiş hikayen, sadece bu kusursuz anda ürettiğin hayali bir tecrübedir.”

“Hatırla! Tüm olasılıklar Şimdi’nin içinde bulunur.”

Buyrun düşünün, taşının, birazda kaşının. Bakalım neler çıkaracaksınız ortaya…

(DEVAMI GELECEK)

 

Haz
06
2011
0

Bağışıklık Sistemi Yönetim sistemi için gereklidir …

Bağışıklık sistemi önce mikropları tanır, karşılaştığı ilk seferde ona karşı uygun savunmayı üretir ve saklar, bir daha aynı mikrop gelirse hazır savunmayı uygular. Virüs ler kendilerini devamlı güncelleyen yaratıklardır, Yani her seferinde farklı kodlamayla gelebilirler ama aynı işi yapabilirler. Bu durumda senin Öncelikle Temel Kuralları tanımlaman gerekir. Mesela kullanıcı seviyesi koruması, yada kimsenin kullanamayacağı bölümleri belirlemek gibi genel geçer korumalar koymalısın ki virüs sisteme girse bile etkisi kalıcı zarar vermesin.
Kolaylıkla tamir edilebilsin…
Yönetim sisteminizi kimsenin ele geçirmesine izin vermeyin !
May
29
2011
0

Acı Gerçekler…

Ocak Çakmağından yaktığım sigaramı içerken yudumladığım Elma Dağlarından gelen buz gibi Çeşme suyunda seni gördüm, gözlerim doldu, kendime çok kızdım, efkarlandım, gecenin geri kalanında bardağın içindeki seni izledim, daha önce hiç bu kadar dikkat etmemiştim sana ve sahip olduklarına. O minicik ellerin nede hareketliymiş meğer, gözlerin dikkat edilmedikçe anlaşılamayan birer muammaymış ben farketmemişim, derken sabah oldu gün doğumunu bardağın içindeki senle yaptım, artık bizimde birlikte geçirdiğimiz bir gecemiz vardı her ne kadar yanımda ki gerçek sen olmasanda, mutluydum, farklı olacaktı bugün emindim taki Güneşin ve suyun büyük bir ahenkle el ele vererek ortaya çıkardıkları gerçeği görünceye kadar, benim sana benzettiğim şey suya düşmüş bir sinekti… O gün seni neden terkettiğimi daha iyi anladım :) :):):):):):):):):)

Yaziyi gonderen Cantek ÇETİN in: Kendimce... | Etiketler: , ,
Nis
11
2011
0

Gün aslında 24 saat değil 25 saattir !

Bu sözü duyunca insanların aklında genelde “işte geliyor gene felsefik bir geyik”  imajı uyanıyor.

Evet çok doğru felsefik bir geyik yapacağız şimdi :)

Beyaz(Beyazıt Öztürk), bir programa katılmıştı, programda aslında o güne kadar göstermediği derin düşünen adamı gösterdi insanlara. Bende şans eseri programı izleyenlerden biriydim.

Orda söylemişti bu sözü, kim olduğunu şu an hatırlamadığım birinden alıntı yaparak…

Gün aslında 24 saat değildir, 25 saattir, çünki farketmeden 24 saatin içinden en az bir saat başkalarının hayatını etkileriz.  Yani aslında bir saat başkalarının hayatında yaşarız en az.

Matematiksel olarak izah edecek olursak konuyu :p en az iki insanın var olduğu bir yerde bu iki kişinin gündelik yaptığı işlerin birbirlerine olan etkisinin günlük en az bir saat lik bir alanı kapsadığını iddia etmek oluyor bu söylev.

Bence çokta doğru, nasıl mı ?

En basit örnek hep KAZA diyerek geçiştirilen olaylar mesela,

Benim gözümde salağın teki olan bu örneklemenin kahramanı arabası olan bir sürücü, kendisi sabah kalkıyor, giyeceklerine çok dikkat ediyor, saçıyla başıyla bir ton uğraşıyor ancak iş başkalarının hayatınıda etkileyebilecek olan Arabasının tekerleğine gelince yada arabasındaki her hangi başka kontrol kaybına sebebiyet verebilecek bir aksama gelince umursamıyor ve arabasına bindiği gibi gazlayıp gidiyor.

O da ne ? Yolda giderken birden kontrolü kaybediyor, tekerleklerinden biri patlıyor yada frenleri tutmuyor ve bu salak arkadaşamızın umursamazlığı yüzünden başka insan/insanlar ın hayatları değişiyor. Kimisi sakat kalıyor, kimisi ölüyor, kimisi uzun süre atlatamayacağı bir travmaya giriyor.

Unutmamak lazım, bizim yaşadığımız bu hayat sabah söylediğiniz bir günaydınla başlayıp akşama kadar yaptığınız bir çok ufak tefek hareketle devam ederek etrafımızda ki bir sürü insanı etkiliyor ve en az onlar kadar bizde diğerlerinden etkileniyoruz. Bazen ufacık bir moralsizlik vereceğimiz bir cevabı değiştiriyor, bazense ufacık bir mutluluk hayallerimizi yeşertip daha mutlu olmamızı sağlıyor.

O yüzden siz siz olun, insanları Pozitif Etkilemeye çalışın. Hiç olmazsa başkalarının hayatındaki o bir saatiniz bir işe yarasın…

Şimdi söyleyin bakalım yaşadığınız bir gün aslında Kaç Saat ?